DIŞ KULAK YOLU ENFEKSİYONU (EKSTERNAL OTİT)

Özellikle yaz aylarında sık görülen bir hastalıktır. Dış kulak yolunun iltihaplanmasıdır. Havuzdan gelen bakteriler veya havanın nemli olması dahi dış kulak yolu enfeksiyonlarında artışa neden olur. Hastaların kaşıntı nedeniyle kulaklarını sertçe kaşımaları veya içeriye bir şey sokmaları da eksternal otitin sık görülen bir nedenidir. Benzer şekilde kulak pamuğu kullanmayı adet haline getirmiş kişilerde daha sık görülür. Kulak yolu cildi çok hassastır. Kulak kanalı temizlenmeye çalışılırken çoğunlukla çok ince olan kulak kanalı cildinde sıyrıklar olur ve cilt üzerinde sorun yaratmadan yaşayan bakteriler ciltteki sıyrıklardan cilt altındaki kıkırdak ve kemikle temas ederler. Böylece enfeksiyon başlamış olur. Enfeksiyon ağrı ve kaşıntı yapar, hasta daha fazla kulağını kurcalar ve böylece gittikçe daha kötüleşen bir kısır döngüye girilmiş olur.

Eksternal otit, yani dış kulak yolu enfeksiyonu, çok ağrılıdır. Çoğu zaman orta kulak enfeksyonundan dahi daha ağrılıdır. Hastanın kulak kanalı şişer (ödem) ve akıntı olur. Ağrının ön planda olduğu kaşıntının da bulunduğu bir durumdur. Enfeksiyon bazen o kadar şiddetlidir ki veya 1-2 günde o kadar hızlı ilerler ki kulak yolu tamamen tıkanabilir.

Dış kulak yolu enfeksiyonlarında sıkça yapılan hata, enfeksiyonu sadece antibiyotikle tedavi etmeye çalışmaktır. Dış kulak enfeksiyonlarında çoğu zaman lokal tedavi- mikroskop altında yapılacak pansuman ile kulak kanalının temizlenmesi ve uygun antibiyotikli solusyonlar ile yıkanması yeterli olur. Bu süre içinde birkaç kez hasta görülür, kulak kanalı temizlenir (mutlaka mikroskop altında ve uygun uçlarla yapılmalıdır). Bazen aynı günde üç değişik genişlikte aspiatör ucu kullanmak gerekebilmektedir. Beraberinde kullanılacak kulak damlaları ile çoğunlukla bir hafta içinde tedavi edilir. Önemli bir nokta, zarın sağlam olduğunun ve beraberinde orta kulak enfeksiyonu olup olmadığının iyi tespit edilmesidir. Bazı damlaları zar delik iken kullanmak kalıcı işitme kayıplarına neden olabilir.

Yıllar içinde sıkça gördüğüm durumlardan biri de kulak mantarı olan hastalara yanlış tedavi verilmesi durumudur. Bu hasta grubu genellikle 1-2 aydır tedavi alan ve hala daha kulağı akan ve kaşıntının ön planda olduğu ama ağrının da olduğu hastalardır. Kulak mantarı (otomikoz) varsa antibiyotik ve antibiyotik içeren damlalar tam tersine durumu daha da kötüleştirmektedir.

Otomikoz (kulak mantarı) tedavisi de öncelikle mikroskop altında kulak kanalının sabırla güzelce temizlenmesi ve buna uygun tedavi yapılmasını gerektirmektedir. Çoğunlukla 2-3 pansuman yani kulak kanalının temizlenip uygun tedavi uygulanması sonrasında hastalık geçmektedir.